MENZİLDE BİR GÜN
23/11/2007
Öğlenin sıcağı sabahın serinliğini almaya başladığında girersiniz menzil kavşağından.
Köyün girişinde bir biriyle yükseklikte yarışan iki minare selamlar sizi
Üçüncü minare tevazuyu temsil eder sonradan selam verir sultanına gelen sofilere.
Arabadan indiğinizde sizin günahlarınıza kefaret gelecek sıcağını gönderir yüzünüze güneş.
Eğer içinizde yanıyorsa o güneş kadar,işte o zaman güneş size tesir edemez.
Zamanın mekanın sıcağın ehemmiyeti kalkar.
Öğleyi beklersiniz.Öğlen geldiğinde bir sevinç kuşağı kalbinize sarılır.Heycanı tadarsınız sıcağın altında.
Sultanı beklersiniz tüm heybetiyle.Sultan size sanki asr-ı saadeti hatırlatır.
Bazen sultan Menzil de yoksa halifesi gelir namazı kıldırmaya.
Gönül sultanını beklerken halifesini gören kalp tekrar şahlanır.Halifede sultanını görür sanki kalp.
Gönülden namaz kıldırışı insanı cezbeder.Ötelere dilbeste olur gönül.Yelken açar bilinmezliğe.
Geçmişini düşünür ne olacağını,neler yaptığını.Kayda değer bir şeyde bulamaz geçmişte.
Yazık bana der nasıl da dalıyoruz dünyaya.
Öğlen namazı bitince yeni bir heycan belirir kalbinde insanın.Markat yoluna çıkar kişi.
Sultanların yanına,büyüklerin yanına,evlad-ı rasula ve sadat-ı kirama.
İkindiye kadar dükkanlarda geçer hayat.Kimisi mübarek mescitte yatmaya gider.
İkindi olduğunda sevda yüreğine düşer sofinin.
Seydasına kavuşacağını haber alır bir kısmı.Bir kısmıda halifeyi bekler yine namazda.
Yol açıldığında yine ümitvari gözlerle bakar kapıya.Gözler hasret kaldığı sultanı görmeyi özler.
Kapıda ilk önce halifeler gözükür.Ağızlar kalplere dayalı cezbeye hazırdır artık.
Ne zaman görünürse sultan sanki patlayacak bir bombayı andırır halleri.
Sofiler sağa ve sola yığıldığında kızıldenizi anımsatır.Sanki Musa asayı vurduda deniz yarıldı
Sultan da bu yoldan Musa timsali heybetle geçer halifelerden sonra.
Sultanın selam vermesiyle pimi çekilir sanki sofilerin.Hepsi olan gücüyle alır selamı.
Sultan geçtikten sonra arkadan firavunlar gelmesin dermişcesine kapanır bir birine insanlar.Açılmaz bir kilit olurlar sanki.
İkindi bittiğinde herkesin gözü ön saftadır.davet var hatme-i hacegana.Hatme yapılır koca camide.
Hatme bitince sultana koltuk hazırlar birisi.
Sultan elini verir sofilerine herkes eline kilitlenir sultanın.Elini görür birtek gözler.
Eline sarılanlar hem öpüp hem koklamaya hemde yumuşaklığını hissetmeye çalışırlar.
Sultan kaşını bile çatmaz kimseye.sultanın halinden anlayan vekiller ikaz gönderir kendini kaybeden sofilere.
Sonra Gavsın elinden nasibini alanlar camiden çıkarlar.Gavs yolculara tevbe vermektedir.Yorulma bilmez ellerini ipe dolar.
Sanki her söylediği tevbede bize bir nasihat verir.Söz alır sofilerden bir daha yapmayacaklarına dair yaptıkları hataları.
Akşam olduğunda artık dışarıda saf tutar cemaat.Öncelikle sultanın geçeceği yere oturur sofiler.
Akşam ezanı bittiğinde herkes yavaş yavaş toplanır.Ve ayağa kalkar cemaat.Kapıdan sultanın gelmesini beklerler.
Sultan gelirken sofiler yine kendinden geçer.Bir heybet görürler tam ihtişamıyla.
Serin havada kılınan namazda insanların duyguları değişir.Sanki dünyayı menzil köyü gibi görmeye başlar insanlar.
Akşam bittiğinde tevbe verilmeye başlanır.Yatsıya kadar devam eder tevbe.Tevbe alan vekilin yanına koşar.
Henüz vekilden talimatı alınca yatsı okunur.İçten okunan ezan insanı ruh alemine taşır.
Yatsıda bitince sultan evine doğru yol alır.Herkes ayağa kalkar ve onu uğurlar.
Sofiler artık talimatı uygulamak için biraz zamanın geçmesini beklerler.
Ve banyo sırasına girer sofiler.Banyoda suyun altına girenler bilirler.yukarıdan akan suyla vücutları serinler.
Banyodan çıkınca konuşma orucuna başlanır.Etrafta hep işaretle anlaşan kişiler boy gösterir.
Sabah olunca herkes kalkar.Hemen,herkes avluya yönelir.Kimisi uykunun tesirindedir.Kimiside kalkıp teheccüt kılmaya başlamıştır bile.
Sultan kapıda görününce herkes ayağa kalkar.Uyuklayanların uykusu gider.Pür dikkat sultana bakarlar
Onun rahmet pınarı kaynaklı gözlerini yudumlar,nazarlarını gözleriyle ab-ı hayat gibi içerler.
Seyda geldiğinde selam verir.Tevbeli olanlar selamı almak isterler fakat bir engel vardır boğazlarında.
Onlarda içlerinde depremler yaparcasına alırlar selamı.Ve sabah namazıda kılınır.
Sabah namazından sonra kimisi tesbihini çeker kimiside gecenin yorgunluğunu atmak için avluya yatar.
Sabah olduğunda artık ayrılma vakti gelmiştir.Hiç kimse ayrılmak istemesede uğurlar onları üç tane arşa yükselen minare.
Ve kendi kendine söz verir her ayrılan menzilden "nasipse seneye..."
alıntıdır
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
DUA
17/11/2007
RABBİM CÜMLEMİZİ KENDİNA HAYIRLI KUL
RASULUNE HAYIRLI ÜMMET
GAVSIMA HAYIRLI SOFİ EYLEYİP
BUYOLDA DÜMDÜZ GİDENLERDEN OLMAYI NASİP ETSİN TÜM KARDEŞLERİMİZE...
SELAM VE DUA İLE... ![]()
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
MENZİL YOLU
9/11/2007
HAKKI ARAMAK...
Hakkı aramak isteyen yaklaşsın dergaha
Kulla kulluk yok burada bu da bilinmiş ola
Sağın solun lafına bakarak gafil olma
Bu yol zahmetli zordur yiğit olan buyura
Nice feryad ve figan eylenir bu yolda
Nice sayhalar kopar can-ı cihanda
Ne cezbeli kullar var ömrü hayatta
Bu yol zahmetli zordur yiğit olan buyura
Saadatın himmetini bilmeyenler var hala
İnanmak istemeyen pişman olacak sonra
Bilen bilmeyen herkeslere duyura
Bu yol zahmetli zordur yiğit olan buyura
Sana sorulduğunda nasıl geldin huzura
Yaptığın amel yetermi ki kazara
Hangi vucutla neyle gireceksin mezara
Bu yol zahmetli zordur yiğit olan buyura
Mahdumuna hayranım Sultanı Nakşibendi
Çün layık olamadık dergahına biz aczi
Yeryüzünde gidecek başka kapımız olsa
Bu yol zahmetli zordur yiğit olan buyura
Bilende bilmeyende herkes fikrini söyler
Mühürlenmiş kalplere kimler istimdat eyler
Konuşmakla Mürşidlik eğer olursa
Bu yol zahmetli zordur yiğit olan buyura
Herkese nasip olmaz bu tarikatın yolu
Bu dergahta her milletten sofiler dolu
Sadece söylenen senin içindir hayra
Bu yol zahmetli zordur yiğit olan buyura
Pişmanlık gelmeden canı canana
Gel rahmet denizinden iç kana kana
Kul hüseyin it olsa o dergahın kapıda
Bu yol zahmetli zordur yiğit olan buyura
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
MENZİL WE SEYDAM
9/11/2007
Herkesin dilindedir aşıkların diyarı
Cümle alem gönlündedir seydaların serdarı
Şirin kasaba menzil nasiplinin son durağı
Orada markad orada Resulümün efradı
Mahşer gibi dolar taşar menzilin sokakları
Konuk eylemiş menzil nice evliyaları
Gel gör sofileri cezbedir sayhaları
Orada açık ümmete Seydamın kapıları
Seydam verirken tövbe bakamam gözlerine
Elim değmesi için mübarek ellerine
Bir garip duygudur o dökülmez kelimelere
Herkesin farklı hisler düşer gönlüne
Anlamaya çalışmak önce tüm olanları
Vesvesede yok değil hani aklında soruları
Ama er geç anlarsın bu kapı doğru kapı
Onda bulursun elbet imanın sırlarını
Bir sabah nemazında tahmini üç saf ardında
Seydam namaz kıldırdı sofiler çıldırmakta
Böyle besmele görmedim başlarken nemaza
Ben olsaydım dört rekatı bitirmiştim o ara
Yani birde çay içerken sofilerle oturup
Bizde yok tabi cezbe sofilerde haykırıp
Dediler sultan geliyor düştü bardaklar kırılıp
Mübarek geliyordu iman endamı kalıp
Entarisi üstünde ahşap asa elinde
Yanındakiler kimdi bilmem karışmıştı ortalık
Mübarek dimdik yürüyüp nazar ediyordu
Sofiler dal gibi titreyip duruyordu
Mübarekte farklı bir heybet vardı gördüm
İçimde nadir olan bir hisle irkildim
Ağır yürüyordu seydam yavaş ve adım adım
Sarığı başındaydı canım sultanım
Saf saf sofiler ardından takip ettiler onu
Sanki mahşer zamanı sanki zamanın sonu
Anlaşılmayan bir durum ve de bir duygu
Binbir çeşit insan boş gözler ama kalpleri dolu
Böyle telakki ettim menzilin seyranını
Orada inkişaf ettim gönüller sultanını
Tövbe tarikat aldık onun elinden
Zikreyledik saadatı naçiz dilimden
Herkesin dilindedir aşıkların diyarı
Cümle alem gönlündedir seydaların serdarı
Şirin kasaba menzil nasiplinin son durağı
Orada markad orada Resulümün efradı
Mahşer gibi dolar taşar menzilin sokakları
Konuk eylemiş menzil nice evliyaları
Gel gör sofileri cezbedir sayhaları
Orada açık ümmete Seydamın kapıları
Seydam verirken tövbe bakamam gözlerine
Elim değmesi için mübarek ellerine
Bir garip duygudur o dökülmez kelimelere
Herkesin farklı hisler düşer gönlüne
Anlamaya çalışmak önce tüm olanları
Vesvesede yok değil hani aklında soruları
Ama er geç anlarsın bu kapı doğru kapı
Onda bulursun elbet imanın sırlarını
Bir sabah nemazında tahmini üç saf ardında
Seydam namaz kıldırdı sofiler çıldırmakta
Böyle besmele görmedim başlarken nemaza
Ben olsaydım dört rekatı bitirmiştim o ara
Yani birde çay içerken sofilerle oturup
Bizde yok tabi cezbe sofilerde haykırıp
Dediler sultan geliyor düştü bardaklar kırılıp
Mübarek geliyordu iman endamı kalıp
Entarisi üstünde ahşap asa elinde
Yanındakiler kimdi bilmem karışmıştı ortalık
Mübarek dimdik yürüyüp nazar ediyordu
Sofiler dal gibi titreyip duruyordu
Mübarekte farklı bir heybet vardı gördüm
İçimde nadir olan bir hisle irkildim
Ağır yürüyordu seydam yavaş ve adım adım
Sarığı başındaydı canım sultanım
Saf saf sofiler ardından takip ettiler onu
Sanki mahşer zamanı sanki zamanın sonu
Anlaşılmayan bir durum ve de bir duygu
Binbir çeşit insan boş gözler ama kalpleri dolu
Böyle telakki ettim menzilin seyranını
Orada inkişaf ettim gönüller sultanını
Tövbe tarikat aldık onun elinden
Zikreyledik saadatı naçiz dilimden
Velhasıl menzil hoştur aşıkı çoktur
Mekke medine sonrası orası gibi yoktur
Orada ihsan maneviyat pek hoştur
Zaman içinde anlarsın gayrısı boştur
Kul hüseyin aciz anlatmaktan menzili
Şeceatli sofi değildir, hemi kendisi
Ama kapıda bir gedadır yokki başka çaresi
Hak nasip ettide gördüm serdarı Nakşibendi
Velhasıl menzil hoştur aşıkı çoktur
Mekke medine sonrası orası gibi yoktur
Orada ihsan maneviyat pek hoştur
Zaman içinde anlarsın gayrısı boştur
Kul hüseyin aciz anlatmaktan menzili
Şeceatli sofi değildir, hemi kendisi
Ama kapıda bir gedadır yokki başka çaresi
Hak nasip ettide gördüm serdarı Nakşibendi
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
MENZİL KERVANI
9/11/2007
Bu kervan kimin kervanı
Var mı derdimin dermanı
Kim bu kervanın sultanı
Sordum kervana kervana
Bu kervan menzil kervanı
Vardır her derdin dermanı
Seyda kervanın sultanı
Gel gir kervana kervana
Yıllardır yolu gözlerim
Nurlu yolcuyu özlerim
Hasret feryadı sözlerim
Hasret kervana kervana
Feryad etme bülbül canım
Hasret dindirir sultanım
Himmet yağdırır, hayranım
Vuslat kervana kervana
Bu kervan kimin kervanı
Var mı derdimin dermanı
Kim bu kervanın sultanı
Sordum kervana kervana
Bu kervan menzil kervanı
Vardır her derdin dermanı
Seyda kervanın sultanı
Gel gir kervana kervana
Yıllardır yolu gözlerim
Nurlu yolcuyu özlerim
Hasret feryadı sözlerim
Hasret kervana kervana
Feryad etme bülbül canım
Hasret dindirir sultanım
Himmet yağdırır, hayranım
Vuslat kervana kervana
Muhabbet kokulu kervan
Özleminle yanar bu can
Çağır beni sana canan
Yolum kervana kervana
Bu ne hoş nurlu kervandır
Gönül yarama dermandır
Anladım seyda sultandır
Girdim kervana kervana......
Muhabbet kokulu kervan
Özleminle yanar bu can
Çağır beni sana canan
Yolum kervana kervana
Bu ne hoş nurlu kervandır
Gönül yarama dermandır
Anladım seyda sultandır
Girdim kervana kervana......
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
MENZİL KAPISI
9/11/2007
Bir kapıdan gir‘de bak neler oluyor,
Bir kapı açıldımı binlerce, yüzbinlerce.
Kapılar çıkar karşına,
Madde alemide böyle
Mana alemide böyle,
Hele o bir kapıyı açta gir,
Aşk şarabını içenlerin halini,bir gör
Nasılda kendinden geçmişler
Deli divane olmuşlar
Bunun gibi yazılanlar söylenenler , Bir kapıdan gir‘de bak neler oluyor,
Bir kapı açıldımı binlerce, yüzbinlerce.
Kapılar çıkar karşına,
Madde alemide böyle
Mana alemide böyle,
Hele o bir kapıyı açta gir,
Aşk şarabını içenlerin halini,bir gör
Nasılda kendinden geçmişler
Deli divane olmuşlar
Bunun gibi yazılanlar söylenenler ,
Sen hiç yazılmayanların yanına uğradınmı
Haa şunuda söyleyeyim,
Zikri gavstan, imanı bedi‘ü zamandan,
Aşkı mevlanadan,
Tamamını ondan alırsan,
Sen hiç yazılmayanların yanına uğradınmı
Haa şunuda söyleyeyim,
Zikri gavstan, imanı bedi‘ü zamandan,
Aşkı mevlanadan,
Tamamını ondan alırsan,
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
MENZİL GÜZEL ŞEHRİM
9/11/2007
İSTANBULDAN ÇIKTIM YOLA.
AŞIKLAR DİYARINA VARAYIM DİYE.
TÖVBEMİ ALIP HAKKA VARAYIM DİYE.
TÖVBEMİ ALIP HAKKA KUL OLAYIM DİYE.
MENZİL GÖZÜMDE TÜTER OLMUŞ
MENZİL AŞKI BU BEDENİMİ SARMIŞ.
GÖZLER, KULAKLAR HEP ANI SABIRSIZLIKLA BEKLER OLMUŞ.
BENİM SEYDAM BENİM İÇİN DUA EDER OLMUŞ.
KALPLER HEP ALLAH AŞKIYYLA ATAR.
SOFİLER ALLAH AŞKI İÇİN CANLARINI SATAR.
AHİRETE HEP AZIK KATAR.
AHİRETE HEP HAZIRLIK YAPAR.
TADINA DOYAMADAN AYRILMAK ZOR GELİYOR.
SOFİLER MENZİLE AKIN AKIN GELİYOR.
SOFİLERİN BİRİ GİDİYOR, BİRİ GELİYOR.
BİR DAHA GELİRİZ BELKİ DİYE HEP DUA EDİYORLAR
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
MENZİL DİYARI
9/11/2007
Hayat denilen karanlık ve kısa yolda
Bir el uzandı hak yolunda
Bir gün bitecek bu rüya
Gel kardeşlerinle Menzil Diyarına
Hak yolu işte bura
Teslim et kendini yüce mevlaya
Sarıl sımsıkı tevbe yoluna
Gel kardeşlerinle Menzil Diyarına
Sana çerme takan kör şeytanı
Nefsine ateş veren fitne rüyayı
Unut yalanlarla bezenmiş sahte dünyayı
Gel kardeşlerinle Menzil Diyarına.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
MENZİLDE GÖRDÜM
9/11/2007
Aşka gelip coşanı
ALLAH deyip yananı
Zikr çekip ağlayanı
BEN MENZİLDE GÖRDÜM
Gözleri yaşta kalıp himmet isteyen
Ruhunu feraha ulaştırmak isteyen
Birbiri için dua edenleri
BEN MENZİLDE GÖRDÜM
Tesbihi elinde
Duası dilinde
Yarası kalbinde olanları
BEN MENZİLDE GÖRDÜM
Menzile yana yana gittim
Daha büyük aşk ile geldim
Ben SEYDAM A vurulanları
MENZİLDE GÖRDÜM
HİMMETİKE SULTANİMİN~~
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
MENZİL
9/11/2007
M E N Z İ L
Herkesin dilindedir aşıkların diyarı
Cümle alem gönlündedir seydaların serdarı
Şirin kasaba menzil nasiplinin son durağı
Orada markad orada Resulümün efradı
Mahşer gibi dolar taşar menzilin sokakları
Konuk eylemiş menzil nice evliyaları
Gel gör sofileri cezbedir sayhaları
Orada açık ümmete Seydamın kapıları
Seydam verirken tövbe bakamam gözlerine
Elim değmesi için mübarek ellerine
Bir garip duygudur o dökülmez kelimelere
Herkesin farklı hisler düşer gönlüne
Anlamaya çalışmak önce tüm olanları
Vesvesede yok değil hani aklında soruları
Ama er geç anlarsın bu kapı doğru kapı
Onda bulursun elbet imanın sırlarını
Bir sabah nemazında tahmini üç saf ardında
Seydam namaz kıldırdı sofiler çıldırmakta
Böyle besmele görmedim başlarken nemaza
Ben olsaydım dört rekatı bitirmiştim o ara
Yani birde çay içerken sofilerle oturup
Bizde yok tabi cezbe sofilerde haykırıp
Dediler sultan geliyor düştü bardaklar kırılıp
Mübarek geliyordu iman endamı kalıp
Entarisi üstünde ahşap asa elinde
Yanındakiler kimdi bilmem karışmıştı ortalık
Mübarek dimdik yürüyüp nazar ediyordu
Sofiler dal gibi titreyip duruyordu
Mübarekte farklı bir heybet vardı gördüm
İçimde nadir olan bir hisle irkildim
Ağır yürüyordu seydam yavaş ve adım adım
Sarığı başındaydı canım sultanım
Saf saf sofiler ardından takip ettiler onu
Sanki mahşer zamanı sanki zamanın sonu
Anlaşılmayan bir durum ve de bir duygu
Binbir çeşit insan boş gözler ama kalpleri dolu
Böyle telakki ettim menzilin seyranını
Orada inkişaf ettim gönüller sultanını
Tövbe tarikat aldık onun elinden
Zikreyledik saadatı naçiz dilimden
Velhasıl menzil hoştur aşıkı çoktur
Mekke medine sonrası orası gibi yoktur
Orada ihsan maneviyat pek hoştur
Zaman içinde anlarsın gayrısı boştur
Kul hüseyin aciz anlatmaktan menzili
Şeceatli sofi değildir, hemi kendisi
Ama kapıda bir gedadır yokki başka çaresi
Hak nasip ettide gördüm serdarı Nakşibendi
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı